SOL Parti Ekoloji Çalışma Grubu: İliç Faciasının Yıldönümünde Adalet Sağlanmadı
SOL Parti Ekoloji Çalışma Grubu, Erzincan İliç’te Anagold Madencilik’e ait Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin liç yığını altında kalarak yaşamını yitirdiği facianın yıldönümüne yönelik açıklama yayımladı. Açıklamada, “İliç’te dokuz insan, bu ülkenin cezasızlık düzenine kurban edildi. İliç faciasının ardından yürütülen süreç, adaletin değil cezasızlığın süreci olmuştur.
Aradan geçen sürede cezasızlık kurumsallaşmıştır. Ne asli sorumluluğu bulunan sömürgeci şirket yetkilileri ne de izin ve denetimlerden sorumlu kamu görevlileri yargılanmıştır” denilerek yürütülen sürece dikkat çekildi. Dava dosyalarında yalnızca göstermelik sorumluların yer aldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Şirketin ve kamusal denetim mekanizmalarının sistematik ihmallerinin üzeri örtülmektedir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanının sorumlu gösterildiği bilirkişi raporları kabul edilmemiş ve Bakanın sorumluluğu gizlenmiştir. 10 milyon metreküplük siyanür ve kimyasallar ile yıkanmış liç malzemesinin kayması ile yaşanan devasa ekolojik yıkım ise çevre kirliliği cezaları ile geçiştirilmeye çalışılmaktadır.”
Öte yandan İliç’in, emperyalistlerin yeraltı varlıklarını nasıl sömürdüğünün ibret vesikası olduğuna vurgu yapılan açıklamada, “Yöre halkı açlık ve yoksulluk ile boğuşurken imtiyazların ve kamu kaynaklarının sömürgen şirketlere nasıl aktarıldığının ve ayaklarına serildiğinin açık bir örneğidir.
Tek adam düzeninin madencilik alanındaki yansımasıdır. İliç’te adalet sağlanmamıştır. İliç dosyası kapanmamıştır. Bugün geldiğimiz noktada, işletmenin yeniden faaliyete geçirilmesi gündemdedir. Bu, yalnızca vicdansızlık değil, akıl ve bilim dışı bir dayatmadır” ifadeleri yer aldı.
Açıklamada, işletmeye ait tüm izin ve ruhsatların derhal iptal edilmesi çağrısı yapılarak şunlar eklendi: “İşletme kapatılmalıdır.
Kimyasalların yayıldığı sahada yalnızca facianın etkilerini giderecek ve azaltacak çalışmalar yürütülmelidir. Müdahale süreci kısa vadeli değil, onlarca yılı kapsayan ekolojik iyileşme perspektifiyle planlanmalıdır. Ortaya çıkan ve çıkacak tüm maliyetler, eksiksiz biçimde şirkete ödetilmelidir. Kamu kaynaklarının şirketlerin yarattığı yıkımı temizlemek için kullanılması kabul edilemez.
Ayrıca kamuoyuna yansıyan sektör kulislerinde, işletmenin başka madencilik şirketlerine devredilmesi konuşulmaktadır. İddialar, bu düzenin doğayı bir meta, felaketleri ise bir ticari fırsat olarak gördüğünün açık göstergesidir. Facia sahalarının devredilesi kabul edilemez, ekolojik yıkım satılamaz.”
Bursa Yenişehir’e bağlı Kirazlıyayla’daki atık barajının taşmasının hatırlatıldığı açıklamada, cezasızlık politikalarına da dikkat çekildi.
Yaşam savunucuları, “İliç’te sorumluların korunması, yalnızca geçmişe değil geleceğe dönük de bir tehdittir. Cezasızlık politikası, yeni faciaların davetiyesidir. İliç bir istisna değildir. Yenişehir bir istisna değildir. Bu felaketler, doğayı sınırsız bir kaynak, yaşamı ise maliyet kalemi olarak gören sömürge madenciliğinin sonucudur.
Ülkemiz madencilik faaliyetleri adı altında sömürülmekte ve yıkıma uğratılmaktadır. Her geçen gün yeni ruhsatlar ihale edilmekte, Sinop Boyabat ve Kırşehir Boztepe’de altın madeni işletmelerine ÇED olumlu kararları verilmektedir. ‘Çağımızın Sinan’ı’ olarak makyajlanan Bakanlık, ÇED olumlu kararlarını ‘peynir ekmek gibi’ dağıtmaktadır.
Ve de hiçbir sorumluluk üstlenmemektedir. Tıpkı İliç’te, Giresun’da ve Bursa Yenişehir’de olduğu gibi çok sayıda liç sahası, paha dağları ve milyonlarca metreküplük atık barajları yıkılmak üzere saatli bomba misali beklemektedir” ifadelerini kullandı.
Açıklama şu sözlerle son buldu: “SOL Parti Ekoloji Çalışma Grubu olarak bir kez daha vurguluyoruz, cezasızlık düzenine karşı mücadele edeceğiz.
İliç’i unutmayacağız, unutturmayacağız. Ekolojik yıkıma ve şirketlerin dokunulmazlığına ve tek adam düzenine karşı doğayı, suyu, toprağı, yaşamı ve ülkemizi savunmaya devam edeceğiz. Adalet, yalnızca mahkeme salonlarında değil, yaşamı savunanların mücadelesiyle kazanılacaktır.”