23 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleşen bir etkinlikte, ABD ve Çin arasındaki uzay rekabetinin yeniden alevlendiği duyuruldu. Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’ne karşı kazandığı zaferle uzay yarışında önemli bir yer edinen ABD, bu kez rakibi olarak Çin’i görüyor. Uzun bir aradan sonra Ay’a insan göndermeyi hedefleyen NASA, Artemis II misyonu ile bu yolda önemli bir adım attı. Artemis II ekibi, yıllar sonra Ay yörüngesine ulaşan ilk insan grubu olarak tarihe geçti.
NASA Başkanı Jared Isaacman, çok geçmeden ekranlarda Ay çevresinde yer alan insanların muhtemelen Çinli taykonotlar olabileceğini belirtti. Isaacman’a göre, Çin’in insanlı uzay görevleri 2027 yılında Ay yörüngesine ulaşacak. Henüz Çin hükümeti tarafından resmi bir insanlı Ay görevi duyurulmamış olsa da, son yıllarda ortaya çıkan raporlar ve sektör analistleri, Pekin’in bu on yılın sonuna kadar Ay’a insan indirmeyi hedeflediğine işaret ediyor.
Uzmanlar, Ay’a iniş öncesinde gerçekleştirilecek bir Ay çevresi görevini, Çin’in uzay programı için önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Bu tür bir görev, NASA’nın Artemis II misyonuna benzer bir şekilde, mürettebatın Ay’ın etrafında dönecek ve ardından Dünya’ya dönecekleri bir uçuşu kapsayacak. Daha önce Ay’a iniş yapan veya Ay yörüngesine giren tüm insanlı görevler NASA tarafından gerçekleştirilmişti. 1968-1972 yılları arasında gerçekleştirilen Apollo görevleri, insanlığın Ay’a ulaşmasını sağlarken, Artemis II misyonu da bu tarihi başarıyı yeniden canlandırdı.
Ancak Isaacman’ın açıklamaları, ABD’nin bu başarıyı tek başına elde etme günlerinin sona ermekte olduğunu gösteriyor. Isaacman, son dönemlerdeki açıklamalarında Çin tehdidini sürekli olarak vurgularken, NASA’nın Artemis programında önemli değişiklikler yapma gerekliliğine dikkat çekiyor. Şubat ayında Artemis planında revizyon yaparak Ay’a astronot indirme hedefini 2028 yılına çekti. Mart ayında ise, uzun süredir planlanan Lunar Gateway uzay istasyonunun önceliğini azaltarak kaynaklarını doğrudan Ay yüzeyinde kalıcı bir üs kurma çalışmalarına yönlendirdi.
Isaacman, ABD ile Çin arasındaki bu rekabetin artık sadece bilimsel bir mücadele değil, aynı zamanda jeopolitik bir çekişme haline geldiğini belirtti. Bu görüşler, yalnızca NASA içinde değil, ABD Kongresi’nde de yankı bulmuş durumda. Isaacman’ın Kongre’deki sunumlarının ardından hazırlanan yeni bütçe tasarısında, uzay keşif programları için talep edilen miktardan daha fazla kaynak ayrılması dikkat çekiyor. Kongre üyeleri, NASA’nın Çin ile girdiği bu yarışı kaybetmemesi için gereken tüm destekleri sağlamaya çalışıyor. Böylece Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle unutulmuş olan uzay programları, yeniden ivme kazanmaya başlamış durumda.